|
|
|
Forum alanlarına yazdıkları
|
|
|
|
05.02.2010 22:15:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Selam dostlar; Kendimizi bir derleyelim!
Ne Mutlu idrak edenlere.
Sevgili dostlar; Kör olan bir topluluğa, Gören bi adam gelse ve dese ki;
Selam güzel insanlar, yaşadığınız yer ne güzel,
Işıl, ışıl gökyüzü, Pırıl, pırıl bir deniz, Yeşilin her tonu arazileriniz,
Nurlu eş ve çocuklarınız var, siz niye mutsuzsunuz?
Kendilerinin kandırıldığını onlarla dalga geçildiğini sanan Kör ahali,
bu adamı yalanlasalar deli deyip aşağılasalar küfretseler,
Bir de o adama karanlığı görmediği için kör sensin deseler,
kalabalık oldukları için onların söylediğimi doğru olan;
yoksa bir deli mi! Doğru olan...
Ne oluyor; Ey İnsanlar, dinsiz imansız bir topluluk oldunuz.
Siz de, sizden öncekiler (geçmiş kavimler) gibisiniz.
Taşkınlıkta çok ileri gittiniz.
Dinsizliğini inkar etmeyen cahillere hiç kimsenin sözü olamaz onları,
Cenabı Allah isterse hidayete erdirir.
Bize ancak onlara acımak ve dua etmek düşer.
Kendileri gülüp eğlenselerde, Cahilliklerinden dir neşeleri.
Bilmezler görmezler başlarına gelecekleri ve kendi gibi olanların başlarına gelenleri.
Sözüm ona iman ve din sahibi olan yahudi, hıristiyan ve islam olduğunu söyleyen insanlara,
Nice kavimlerin başına gelen felaketleri okur geçersiniz de,
sizin başınıza gelebileceğini hiçmi akletmezsiniz,
yoksa onlar geçmişteydi günümüzde böyle şeyler olmazmı dersiniz.
Ne değişti, Rabbiniz mi? , değişen yoksa şeriati mi?
Yada gücü yetmez mi diyorsunuz da okuduklarınıza inatla karşı çıkıyorsunuz.
Cenabı Allah bir dir,
Hiçbir güzel sıfat yoktur ki Ondan gayrısında bulunsun bütün güzel sıfatlar O' nda dır,
Şerler Cins ve İns'e yakışır.
Ey Din, Irk, Kavim adına adam öldürdüğünü idda edenler,
İman ettiğiniz kitapların neresinde!
Haksız yere Adam öldürün yazıyor?
Masumu çoluğu çocuğu öldürün, Çalın çırpın, faizlerle sömürün.
Dünya da bir tek siz kalın bütün mallar sizin olsun, diye bir ayet mi okudunuz,
yoksa size özel bir kitap mı indi.
Kaç sene saltanat süreceğinizi sanıyorsunuz?
Firavun ve Karun'dan daha mı uzun yaşayacak ve daha mı çok varriyetli olacaksınız?
Onlara bırakmayan Cenabı Hak, size mi bırakacak sanıyorsunuz bu dünyayı.
Rabbin vadettiği gün gelecek, O zaman canınız olmayacak ki çıksın!
Daimi bir hayat vardır, O vakit.
Ya Dobra Dinsiz Ol, Yada Dost doğru Dinini Yaşa! Müşrik, ikiyüzlü, yalancı olma!
Adam olmaya çalışma Adamlık en fazla seksen sene sürer sonrası rezillik!
Adem ol ezeli Adam gibi yaşa!
Dünya hiç kimseye kalmaz..
Günümüze kadar cenabı Allah'ı ve Hz. Kur'an'ı, Cezalandırıcı, intikamcı,
Korkutucu, Yakıcı,yıkıcı olarak kasıtlı bir şekilde,Tefsir edilerek
insanların Cenabı HAKK'tan ve Hz. KUR'AN dan korkup uzaklaşması sağlanmıştır.
Bu kur'an arapça yazılmasına karşılık arapların
anlamaması, basiret bağlılığı değildir!
İslam araplara ve arapça duyurulmasına karşılık, Araplar pek azimli değildi!
Cenabı Allah İslamı dünyaya yayma ve yüceltme şerefini,
Osmanlıya ve torunları olan bizlere layık görmüş;
Allah'(c.c.) ın askeri ve halifesi türkler « Türk bir ırk değil, bir millettir.» olmuştur.
Hz. KUR'AN nın ismi ve ayetlerdeki bir çok deyimin türkçe olduğunu görürsünüz
(KURAN) BİR SİSTEME GÖRE DÜZENLEYİP HAREKETİ SAĞLAYAN TASNİF EDEN « kurucu »
Hz. Kuran araplara inmekle beraber sadece araplara inmemiştir! « herkes muhataptır»
Mekansız ve zamansızdır!
Arapçadan meal etmekle anlayamayız!
Rabbim cümlemize, Rahmet ve Merhamet etsin...
Cenabı Allah Anlamadığınız ayetlerin nesini yalanladınız der!
Rabbinize bilmediği bir şeyimi öğretiyorsunuz der!
Ayetlerimi ap ayan gördüğünüz zaman iman etmeniz size bir fayda sağlamaz der!
İmansızlıklarından dolayı onların gözleri perdeli kalpleri mühürlüdür
sen anlatsanda onlar anlamazlar der!
Hidayete ereceklere rabbim bir Ruh gönderir ve onların gözlerindeki perdeyi
kaldırır ve kalplerindeki mühürleri açar artık onlar Hak yol üzerinedirler.
Rabbimiz Tevbeleri kabul eden bağışlaması bol olan Cenabı Allah'tır.
Cenabı Allah biz O, Kur'an da hiçbirşeyi noksan bırakmadık diyor!
Eğer görüp okuyupta idrak edemiyorsak bizim cahilliğimiz ve imansızlığımızdandır.
Her söz bir soruya cevaptır.
Biz insanlar hiç birşeyden tatmin olmuyorsak ve her şeyin daima bir iyisini arıyorsak
bunun sebebide, Rabbimizin; Zürriyetinden geldiğimiz Adem' (s.a.v.) e cennetin lezzetlerini
tattırdığı gibi dünyada ki bizim icat dediğimiz tüm eşyanın varlığınıda öğretmesidir.
Nasıl ki bir kuzu doğduğu zaman annesinin memesinden süt emerek
karnını doyuracağını biliyorsa ki! elbet annesinin bilgisi onada aktarılmıştır.
Adem (s.a.v.) bildiklerini bizlerde biliyoruz o'da bizim bildiklerimizi biliyordu zaten.
Rabbimizin ayetlerinde ki ilimi bizler zamanla bilim dediğimiz imitasyon ilimle anlıyoruz.
Öyleki rabbimiz; gizlediğinizide açığa vurduğunuzu da ben bilirim ve her anı yazan
melekler var derken!
Biz cahil hemde ukala aklımızla iki tane meleğin omuzlarımızda oturmuş
kağıt kalem ellerinde hemi bi, telaşla bizim söz ve hareketlerimizi yazdıklarını sanırız;
Oysaki biraz akıl sahibi olsak böyle olmadığını yazım'ın geçmişine bakarak anlaya biliriz.
Yazı ki taşa, ağaca, kağıda, kasete, diskete, harddiske, cdye, hafıza kartlarına,
flashbelleklere ve daha nasıl bir insan teknolojisini bilmezken,
Yaratıcının yazım sistemini hangi bilgimizle anlamaya çalışıyoruz.
Bir basit kamera ile karanlıkta veya aydınlıkta maddesel, sessel ve ısısal kayıtlar;
1400 yıl önce hangi akıl tarafından kasd edilmiş ve böyle bir teknoloji ayetlerin inkar
edilemeyecek bir açılımı olmuştur.
İsteyen iman etsin, isteyen nankörlüğüne devam etsin.
Meallere bakarak Cenabı Hakkın Ayetlerini inkar etmeyelim.
Biz anlayamasakta onlarda bir gerçek var.
Ey Rabbimiz anladığımız veya anlayamadığımız bütün ayetlerin haktır.
Cennet ve Cehennem de haktır.
Nâzi’ât SURESİ
(Mekke döneminde inmiştir. 46 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki
“en-Nâzi’ât” kelimesinden almıştır. Nâzi’ât burada, “söküp çıkarma” demektir.
Sûrede başlıca, doğuş,ölüm ve dirilişten bahseder.
Bu Ayette kuranın bir mücizeye işareti açıklanmıştır!)
Bismillahirrahmânirrahîm
1. O daldırıp nez'edenlere
(« Çocuk yapma » hevesiyle sokup çıkaranlara ve
(Meniyi) söküp çıkaranlara.
2. Ve usulcacık çekenlere
(« Meniyi » incitmeden cekip « Rahme » ulaştıranlara,
3. Ve yüzüp yüzüp gidenlere
(« Bu meninin için de » yüzüp yüzüp gidenlere « spermlere,»)
4. Derken yarışıp geçenlere
(« Yumurtaya ulaşmak için » Derken yarışıp geçenlere)
5. Derken bir emir çevirenlere kasem olsun ki.
(Bu işi yapanlara (Birleşenlere)
6. O gün ki sarsar râcife
(İlk boşalmanın tazzikiyle, O zamanında bir sarsıntı olur bedende.)
7. Onu velyeder o râdife
(İkinci tazzikin ardından bir titremeyle sarsılır beden.)
8. Yürekler o gün oynar kaygıdan
(Boşalmanın verdiği rahatlıktan sonra gönlüne bir ürperti gelir;
« Kendiside böyle meydana gelmiştir! »)
9. Gözleri kalkmaz saygıdan
(Gevşeyen vücudunda göz kapakları kapanır ölüm ve diriliş gelir aklına!)
10. Diyorlar ki: biz, gerçek döndürülecekmiyiz o hufrede
(Bu « rahimdeki sperm » gibi dirilecekmiyiz tekrardan.)
11. Ya' ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?
(Kemiklerimiz çürüyüp ufalanmış parçalar olduktan sonra,« Bu akıttığımız suyun
rahim çukurunda hayat bulduğu gibi bizlerde kabir çukurunda dirilecekmiyiz
tekrardan! »)
12. O dediler: o halde husranlı bir dönüş
(Bu günahlarımızla vay halimize dediler.)
13. Fakat o zorlu bir kumandadır
(Bu kaçınılmaz bir oluşum. Sadece bir komutla!)
14. Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır
(Emir geldiği zaman, Herkes iştimadadır..)
15. Geldi ye sana Musânın kıssası?
(Musânın olayını duydunmu?)
16. O vakıt ki ona rabbı nidâ etmişti o mukaddes vadîde: Tuvada
17. Haydi demişti git Firavne de, çünkü o pek azdı
18. De ki: istermisin temizlenesin?
19. Ve Rabbına irşad edeyim de seni saygılanasın?
(Rabbini tanımanda kılavuz, yol gösterici (Hidayetcin) olayım mı?)
20. Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.
(« Hz. Musa (a.s.) zamanında menideki spermden bahsetmek bir mücizedir.
'meni başlı başına mücize! '
Güneşin altında meninin içinde yüzen spermler koşuşan yıldızlar gibi parlar.»
Spermleri göstererek işte bu küçük yaratıklardan rabbim insanı yaratıyor der.)
21. Fakat o tekzîb etti, isyan etti
(Firavun; Bu bir saçmalık dedi, Musayı yalanladı.)
22. Sonra koşarak idbara gitti
(Hakka yönelmedi. Arkasını dönerek batılı seçti, kaybeden oldu.)
23. Derken mahşerini topladı da bağırdı:
(Halkını toplayıp nutuk attı!)
24. Benim en yüksek rabbınız, dedi
25. Allah da onu tuttu sonuna önüne nekâl olmak üzere tenkîl ediverdi
(Allah onu alemlere ibret olacak şekilde dünyada cezalandırdı, ahirettede
cezalandıracak.)
26. Şübhesiz ki bunda bir ibret var, saygı duyacaklar için
(Şüphesizki bunda, Takva'ya erecekler için bir ibret var.)
27. Sizmi daha çetinsiniz yaratılışça yoksa Semamı? O «Allah» onu bina etti
28. Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu
29. Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı
30. Ondan sonra da arzı döşedi
31. Ondan suyunu ve merasını çıkardı
32. Ve dağlarını oturttu
33. Sizin ve davarlarınızın intifa'ı (faydalanması) için
34. Fakat geldiği vakıt o «tâmmei kübrâ»
(Fakat geldiği vakıt o acı çığlığın zamanı! « İlk çığlığı insan doğduğu gün atar!
İkinci çığlığınıda kabirlerden çıkarıldığı gün atacak »)
35. O insanın neye koştuğunu anlıyacağı gün
(Vadedilen kıyametin gerçekte ne olduğunu gördüğü vakit.)
36. Ve Cahîm hortlatıldığı vakıt, görür kimseler için
(Cehennem ateşinin canlandırılmasını O vakit görür.)
37. Artık herkim azgınlık etmiş,
(Herkim vadedilen bu günü göreceğini, inanmadan yaşamıssa!)
38. Dünya hayatı tercih eylemiş ise
(Dünyanın nimetlerine aldanıp bu günü yalanlamışsa!)
39. muhakkak Cahîmdir onun varacağı
(Cehennem çukurudur onun mekanı.)
40. Herkim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise
(Kim ki rabbini göreceği günü ümidedip, Nefsinin arzularını dinlememiş
takvalı « Her an rabbini görürmüşcesine saygılı » yaşamışsa!)
41. muhakak Cennettir onun varacağı (mekanı)
42. Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?
(O saatin ne zaman geleceğini sana soruyorlar.)
43. Nerde senden onu anlatması?
(Sen nerden bileceksin onun vaktini! « O ilim sende ne gezer.»)
44. Rabbınadır onun müntehası
(Son vaktine kadar Onun ilmi Rabbine aittir.)
45. Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların
(Sen ancak bildirir tebliğ edersin Ondan korkacaklara)
46. Kıyamet gününü gördüklerinde (dünyada) sadece bir akşam vakti ya da kuşluk zamanı kadar
kaldıklarını sanırlar.
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|
|
|
04.02.2010 22:46:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak!
Bir gün daha geçti,
Rezil bir yaşam üstüne örtünen gecenin karanlığına bürünen.
Rezil işlerin pisliklerini örten karanlık.
Birgün daha geçti soğuktan şişen yalın ayaklarını
ısıtabilme umutlarını yitiren sur dibindeki
Çocuğun üstünü örten karanlık.
Kadıköyde satılan şerefler pazarlanan
namusların üstünü örten karanlık.
Ormanlarına ağaç yerine
adam dikenlerin üstüne çöken karanlık.
Birgün daha geçti.
Mayaların, Ataşehirlerin, Ataköylerin
Rezilliklerini örten karanlık.
Kuklacıların kuklası olmayı sindirmiş
Kuklaların üstünü örten karanlık.
Birgün daha geçti.
Başları fikirleri bitlenmiş
kocabaşları kara föterleri örten karanlık.
Nefsi arzularla gözleri kararan
Kör gözleri karartan karanlık
Birgün daha geçti.
Bırak beni de onları örttüğün gibi örtme!
Açıkta, Aydınlıkta kalayım,
Birgün daha geçti.
Ve biz insanlar hala,
aptal hevesler peşinde koşuyoruz.
Ve biz insanlar hala,
Hak yol'u bulamadık, Rezilliği yaşıyoruz.
Bırak dünya bu son olsun,
bir günü daha yaşatma.
Bir karanlık daha görmek istemiyorum.
Akşam olmadan ben, Rab'bime ulaşmayı diliyorum.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;
Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|
|
|
31.01.2010 14:40:00
Bu mesajı cevapla.
Bu mesaj
şu mesaja yanıt olarak yazılmıştır.
|
| |
Selam dostum: Nefsi özdeşlemen haktır.
Bir köpek ki, doğumundan itibaren ölümüne beraber,
Aklın ermezden önce kah, sen efendi olursun kah, köpek.
Eril olduktan sonra efendilik insana yakışır.
Eğitirsin köpeğini itaat eder efendisine,
O sana hırlar sen ona hırlarsan eğer,Kalmaz kişilikte değer.
Cenabı Hak'kın emaneti bil köpeğini,
Ne sen zulüm et,Nede ettir başkasına.
Mezarını geniş tut berabersiniz kabirde.
Köpek senin köpeğin, kimseye taş attırma.
Tasma onun boynunda olsun,Kendinede taktırma.
|
| |
|
|
|
|
|
27.01.2010 17:13:00
Bu mesajı cevapla.
Bu mesaja 1 adet yanıt yazıldı >>>
|
| |
Bir Damla Su' dan, Bir Avuç Toprağa!
Anayasalar zamana ve halka göre değişir.
Halk Anayasa için değil!
Anayasalar, Halk için vardır.
Uygulayıcılar (Ali, Veli ve diğerleri) gelir geçer,
Hak! her zaman, Hak! olarak kalır.
Mülk Cenabı Allah'ın dır.
O'ndan başka malik yoktur.
O,Ne bir, Faşist, O, Ne bir, Kominist,
O, Ne bir, Diktatör O, Nede bir Zalim dir.
O' ki Mülkünde dilediğini yapmakta özgür iken,
O, Kullarına fikir, Zikir ve Amel özgürlüğü vermiş!
Ne kadar Demekrotik, Ne kadar özgürlükçü,
Ne kadar Hami; Olduğunu kullarına göstermiştir.
Böyle Adil olanın, Kim? yanında olmak istemez,
Kim ki, Hak yol da yürüyenlere yoldaş olmak istemez,
Kim ki, Nankörlükte inat ederse!
O'nun, cahim olacak son, mekanı.
Kancık bir sistem değil!
Delikanlı, dürüst bir sistemdir; Hak olan.
Hak geldi! Batıla yol göründü.
Layık olan layıkını bulacak,
Hak edene, Hak ettiğini elbette, Cenabı Hak verecek.
Anayasaları rafa kaldırın,
Babaların yasası, En Baba! yasayı Masaya koyun.
Hakla batılı burdan okuyun ve okuduğunuzu uygulayın.
Sistemin değil, Halkın seçtiğidir, Hak olan,
Seçmede, seçilmede eşitliktir, Hak olan,
Yemede, içmede eşitliktir, Hak olan,
Barınmada, sağlıkta eşitliktir, Hak olan,
Vali de, Çoban da eşittir, Hak gözünde,
Puşt olma dön, Adem özüne,
Uyma! Şeytanın, Nefsinin sözüne,
Hak olan, kendine istediğini, herkese iste!
Kendine istemediğini, kimseye de isteme.
Hakkı dır, Hakka tapan, Milletimin istiklal.
Herkesi sevdiğimi belirtmek isterim!
Maksadım sadece uyuyanları dürtmek.
Lakin şu tekelcilerin derdi: Üzüm yemek değil bağcıyı dövmek!
Tekel işçileri 'ölüm'üne inat/ grev demiş, iyi ölün! O zaman.
Yaptığın icraata bakta, Hakkın var mı? Hak istemeye.
Sanatınız ne! ÖLÜM!
Ne üretirsiniz siz? ÖLÜM!
Sizi sizde bilirsiniz, biz de!
Cenabı Hak' ta!
Yağma hasannın böreği bitti! !
Ha kurşun sıktın! Ha sigara ürettin!
Ne farkın var dağdakinden!
Onun da ürettiği, Seninde ürettiğin, Ölüm!
Hakkın sandığın şey öldürmek mi?
Ne üretirsin sen! ÖLÜM!
Her kes hak ettiğini alsın.!
Ne olurdu İnsan, Gözü de, gönlü de, Tok olsaydı!
Aç olan karın bir somun ekmekle elbet doyar dı.
Sevgi ve Saygılar.
| |
|
Bu mesaja verilen yanıtlar: (yanıtları görmek istemiyorum)
Celàl Çig
(27.01.2010 18:58) Cevap yaz
Ben Tabu Diyeyim,Siz...icad,Bolum_____I_____ Bolum_____I_____ *** Bu aksam,gene bu aksam,soz etmek ister dil'im.Mahkumdur.Gonul sesidir soylemek zorunda oldugu. Ustunede yasadigim yerkurede mi ... devam ediyor
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
24.01.2010 11:39:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Selam dostlar. Doğu'yu bulutlar sarmışken,
Pırıl, pırıl Güneşli bir izmir,
Güneş batıdan doğuyor sanki.
Mutlu bir pazar dileği ile,
Cihan bağında ey Aşık!
Budur maksud-u ins-ü-cin,
Ne senden kimse incinsin,
Ne de sen, kimseden incin.
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|
|
|
15.01.2010 20:32:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Ey! Müslümanlar, Yahudiler, Araplar, Türkler ve Seyirci devletler.
Şımarık israillilere: Samirinin çocullarına böyle tarafsız kalmanız niye!
Onların Taptığı şeytana sizlerde mi? Ram ettiniz!
Cenabı Allahtan başka rabler mi edindiniz. Nedir? bu! İmansızlığınız.
Hak Yolu bulduktan sonra sapıtanlardan mı oldunuz.
Ne kadar nankörsünüz, Cenabı Hak'kın nimetlerine.
Ne kadar İmanınız zayıf, Bir Nefsinize bile hakim olamıyorsunuz!
Rabbiniz size Cihat edin demedimi! Cihat: Kafa koparıp kan akıtmak değil.
Cihat: Nefsine Hakim olmaktır, Dünyanın metası, çıkarları için göz yummamaktır, Zulümlere, Haksızlıklara sessiz kalmamaktır.
Dilden değil tavırla haykırmaktır, Haksızlıklara.
Sessizce haykırışlar, sözler, dualarla, Mücahit olmaktır, Haksızlıklara.
Gönülden Yapılan Yakarış, Tavır, Cihat!
Akılsızların yaptığı savaştan, Aptallar önderinin savaş nidalarından iyidir.
Yarışı hızlı koşanlar,
Savaşı yiğitler,
Ekmeği şerefliler,
Serveti akıllılar,
Beğeniyi Alimler kazanmaz.
Her şey sınav bu fanide.
Her İnsan çıplak geldi, çıplak gidecek bu faniden!
Neyin peşinde nereye koştuğunu bimeyen akılsızlardan olmayalım.
Çürüyen, Meyveyi yok oldu sanmayalım!
Çekirdeğinden bir fidan filizlenir hemde binlerce Meyve verecek!
Dostum: Sende çürümüş bir meyve olabilirsin unutma ki!
Sen de binlerce meyve veren bir ağaç olacaksın. İmanının güçlü olduğunu kanıtla! Basit bir sınav yap nefsinle, Sigaranı söndürüp paketini çöpe atmakla başla!
Her yaktığın sigaranın çocuklara sıkılan kurşun olduğunu!
Her içtiğin CocaCola' nın da, O masum çocukların, Kanı olduğunu bil!
Haklının Hakkını ver, Haksızı da Cenabı Hak'ka havale et.
Bir yürek,bir yürek daha binlerce yürek aynı anda atarsa!
O yüreklerin sesi öyle bir yankılanır ki! Samirinin çocuklarının kulak zarları yırtmakla kalmaz, Beyinlerini patlatır! Hak'kın olduğu yerde, batıl yok olur.
Hak' kın yanında ol, mazlumu koru!
Gümüş tel kopmadan,
Altın tas kırılmadan,
Testi çeşmede parçalanmadan,
Kuyu makarası kırılmadan,
Toprak geldiği yere dönmeden,
Ruh onu veren Tanrı'ya dönmeden,
Seni yaratanı anımsa.
'Her şey boş, Her şey Bomboş! '
|
| |
|
|
|
|
|
01.01.2010 22:42:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Bu Adam dan, Adem Olmaz.
Görsen aklı başında, okumuş mevki sahibi olmuş adamlar dersin!
Adam: göreceli kavram, adam olmuşlar da, Adem den eser yok!
Bir kainat düşünün ki, zerre sapması olmadan tıkır, tıkır çalışan bir sistem, ki!
Mahlukatın yaradılışından önce var edilmiş / oluşmuş! Zerre kusursuz!
Zaten zerre kusurlu olsa idi! kendini yok ederdi.
Bir üstün kabiliyet tarafından yaradılmış / Kendisi üstün kabiliyete ulaşmış.
Her daim benzeri olmayan / benzersiz çeşitteki yaratıklar dan çifter, çifter yaradan bir sistem.
İnsanı yaradmaya gelince nedense aptallaşıyor da! İnsanı neden se! bir çok yapboz dan sonra kalıbına oturtuyor.
İnsanın aklına takılmadan yenilir yutulur değil!
Kainatı yaratmak mı? Yoksa! İnsanı yaratmak mı zor!
Atasını hayvan olarak kabul eden Maymunins' ler; Peynir gibi mayalandıklarını sanıyorlar.
Nasrettin Hoca misali! Hiç bir şey yokken sadece su vardı.
Biri nerden çıktıysa çıktı bu suya maya çaldı!
Maya tuttu; Kuantum peyniri oldu, bu peynir genişledi, rüzgar esti su dalgalandı, dalgalar peynir kalıbını dağıttı.
Gelişi güzel dağılan bu peynir parçaları bir sistem oluşturdu. her parça bir yörünge seçti kendine suyun üstünde yüzüp durdular.
Zamanla peynirler küflendi, küflerden sonra kurtlandılar,
Küfler bitki örtüsünü oluşturdu! Kurtlar canlıları, Oluşturdu.
Kurtlar kuru ve sulu zemine göre şekillendi, Suda kalanlar yüzmeyi,
kuru yerdekiler de sürünmeyi öğrendi. Zamanla sürünmekten bıkanlar yürümeyi öğrendi.
Sevgili Nasrettin Hocamız da! Bir Kainat yaratacaktı! Hocanın mayası tutmadı.
01 Ocak 2010 mutlu yıllar. Milenyum dedik ve hatta koca on yılı yedik.
Hala akledemedik! Kainatı yaradmak mı zor, Yoksa İnsanı yaradmak mı?
Yeni bir yıl ve yeni bir gün gazeteleri karıştırıyorum,
İnanmıyorum gerçekten, İnanamıyorum.
Okumuş, adam da olmuşlardı halbu ki! yazdıklarını bize de okutturuyordular. Gerçekten okutmuşlar, Bilim diye Masalları..
http://ruhwer.blogcu.com/bu-adam-dan-adem-olmaz/6695258
|
| |
|
|
|
|
|
28.12.2009 10:30:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Kumdan Kaleler.
Selam Dostlar:
ALLAHU EKBER,ALLAHU EKBER,ALLAHU EKBER,
Bismillahirrahmanirrahim
Böyle bir girişle başlayan bir yazıyı okumak bir çok insana itici gelecektir!
Nefsi ve aklı, böyle bir girişle başlayan yazınında safsata ve sıkıcı,
Deyimlerle dolu, olduğunu düşünerek, daha başında sıkılıp devamını okumayacaktır.
Bu yazı nefsi akıllılar için değil, Ruhi akıllılara hitaben yazılmıştır.
Nefsi akıllılar sadece dünyalık yaşayacaklarını umdukları için, maddi kazanç ve
zevk vermeyen şeyler kendilerine sıkıcı gelecek maneviyat içinde boğulmaktan
korkarak ruhani ortam ve kelamlardan kaçaktır, bu kaçış dünyalıktır.
Nereye, Neye kaçtıklarını da bilmezler.
İnanmak İman etmek sorumluluk ve disiplin ister!
Sorumluluk ve disiplinden kaçan, imansızlığı, inanmamayı kurtuluş sanarak
Kafası’nı gömdüğü kumdan çıkarmak istemez.
Kafaları kum da olmayan ve kum dan çıkarmak isteyenlere ne mutlu.
Rabbimin bütün mahlukatı, bir! birine dost iken!
İnsanın bu düşmanlığı neye! kime! niçin! neden!
derken, her ünlemde bin düşünüp, bir cevap vermeliyiz.
Dostum; imanlı, imansız, iyi, kötü, kurt veya kuzu olabiliriz!
Her ne inanca, imana sahip olursak olalım bir program/sistem yüklenmiştir benliğimize,
bu programı Ata! Baba! veya çevre yüklemiştir.
Yüklenen VİRÜS, TROJEN, HOAX' lı bu programlardan kurtulmak istersek hard formata
İhtiyacımız var.
Bu yüklenmiş virüslü programlardan kurtulma dan,Yeni programlar yüklemekle gerçek bir, Hak sisteme kavuşamayız.
Her şeyden önce ben merkezli olarak bir nokta koymalıyız!
Bu nokta güneş (kendimiz) dersek çevresine de yakından uzağa doğru daireler çizerek
bu dairelere uydu larımızı yerleştiririz.
Bu sistem Kur' an dan kurulur ve Hak yola ulaşılmış olunur.
Dünya nimetleri için bencillik yaparsak belki seksen yıllık bir hayatı iyi geçirebiliriz,
Fakat ezeli bir hayatı rezil ederiz.
Hak bencillik: Ahiret için yapılan bencilliktir.
Selam da bencil ol, ilk önce sen ver,
Sadakada bencil ol, en çok/sık sen ver,
Namazda bencil ol, en önde ilk safta sen yer tut,
Takvada bencil ol, rabbine en saygılı en yakın sen ol.
Rabbimizin yaşamamızı istediği; Hak din/yol Şeytan tarafından öyle bir mikserlenmiş ki:
Günümüzde hiçbirimiz, Hak Mümin değiliz. İster Şıh, İster Keş olsun.
Her şey bir takvime/sisteme bağlıdır, hiçbir şey mazeretsiz vuku bulmaz.
Bakkaldan bir ekmek alınca sadece ekmek satın aldığımızı sanırız!
O Ekmek ki ne emekler, ne zahmetler, ne rahmetler sonrasında Ekmek olmuştur:
Hiç düşünmüyoruz.
Şeytan Hak din/yol' dan şaşırtıp, Milletlerin vuslat'a/Mabud' a ulaşmasını engelliyor,
İnsan Hak Yol da ilerleyemiyor ve günümüze kadar da, günümüzde de mutluluğu yaşayamadı, yaşayamıyor.
İnsanlık dün olduğu gibi bugün de acılar, ıstıraplar, sıkıntılar, özlemler içinde dir.
Bu gün: Kıyametin günü olsa! Teknoloji de, Astronomik boyutu da, yaşıyor olsa;
bir tane bile insan, ben dünya da, mutlu güzel bir hayat sürdüm, diyemez/demez.
Çünkü Hak sistem de yaşayamadı, yaşamakta istemedi zaten!
Şeytan Hak sistemi Pazıl (puzzle) gibi karıştırdı doğru parçalar hep başka yerlere yerleştirildi. Resim’ i bu güne kadar tamamlayamadık.
Gerçek resim’i hatırlayan/bilen olmadığı için her millet kendi şeklinin doğru olduğunu
zannediyor: Sadece zan!
Bazı sözler vardır anlayana söylenir. Hz. Kur' an her ne kadar anlatmaya çalıştıysa da
sadece anlamak istediğimizi anladık. Bir de anlamak istediğimizi doğru kabul ettik.
Rabbimiz bizlere; Hasan, Ahmet, Hans, Albert diye hitap etmez, Ey İnsan da demez.
Cenabı Hak bize seslenirken; Ey İnsanlar, Ey İnsanlar! hiç aklınızı kullanmaz mısınız der.
Hz.. Adem (a.s.) dan, Kıyamete kadar olan olacak tüm İnsanlar tek ırktır ve;
Ey İnsanlar kelamına muhataptır!
İnsan tek bir ırktır, Önce Ailelere, Topluluklara, Kabilelere sonra Milletlere ayrıldık.
Gelişte her birimiz, Farklı rahimlerden gelsekde! Gidişimiz hep aynı Rahim’e! olacaktır.
(Toprak bir rahim’ dir ne döllenirse! O çıkacaktır.)
Akıl erdirenlere ne çok ayetler var şu fanide!
Hz. Peygamber Kıssalarının çoğunda ortak bir sıfat vardır, Deli!
Niye bu mubareklere deli denmiş! Ne istemişler, Ne söylemişler de delilik onlara yakıştırılmış.
İyilikten, güzellikten, sevgiden, hoşgörüden bahseden bu adamlara neden deli denmişti!
Çünkü onlar teslimiyetten, Su da yüzen kuru bir dal gibi, Rabbe teslim olmaktan bahsediyorlardı,
Firavun demişti: Ey Musa bize mallarımızı dağıttırıp gücümüzü zayıflatmak ve bizim şehrimizi ele geçirip bizi yurdumuzdan çıkarmak mı istiyorsun!
Hz. Musa' nın mal'da erk' te gözü yoktu; O, sadece Rabbe ulaşmayı diliyordu.
Diğerleri de hep aynı maksatla malın, soyun çocukların, dünyanın yalan olduğunu her şeyden
kesilip/vaz geçip, Rabbe ulaştıran, Hak Yol' da yürümelerini hatta yarışmalarını istiyordular;
Sıfatları deli oldu, Nefsi akıllıların gözünde!
Cenabı Hak! her kulun rızkını eşit olarak dünyada yaratır. Bir kısım aç gözlü haris insanlar diğerlerinin kısmetlerine, nasiplerine sahip olur, vermesi gereken malları vermez dağıtmaz, stoklar kasalar da!
Rabbin gönderdiği nimetlere sahip olur stoklar buz hanelerde, vermez güçsüzlerin, yetimlerin hakkını.
O, biriktirdiğiniz altınlar ateş olup doldurulacak midelerinize!
Rabbin bu kelamını kuru bir blöf' mü sandınız! Asla sanmayın Rabbin eli! O, Eli çOk sağlam.
Eğer İnsanlara sorsak ki!
Her şeyin melekutu kimin elin dedir, her şeyi koruyup, gözeten kim dir diye!
Birçoğu elbette Cenabı Allah’ tır diyecektir! O, halde neden? O' na teslim olmuyor,
Hak Yol' da yürümüyorsunuz!
Ey insanlar! Şüphesiz bize Rabbimizden kesin bir delil geldi ve bize apaçık bir nur indirdi
Cenabı Allah'a iman edip O'na sımsıkı sarılalım, sarılanlara gelince,
Cenabı Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf, içine alacak ve onları kendine doğru
bir yola Hak Yol’a götürecektir.
Hiçbir millet, ecelinin önüne geçemez, ve onu geciktiremez.
Hele bir aklı selim olarak bi! Düşünelim.
Hangi Kumdan kaleler için! Verdiğimiz bu savaş hiç mi akıl yok biz de!
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|
|
|
26.11.2009 22:18:00
Bu mesajı cevapla.
Bu mesaja 1 adet yanıt yazıldı >>>
|
| |
Ey Dost!
Sevecekmisin? En çok Allahu tealayı sev
Saygılımısın? En çok Rabbine saygılı ol
Utangaçmısın? En çok Cenabı Hak'tan utan
İsteyenmisim? En çok Rahman ve Rahim olandan iste
Dostmu arıyorsun? Allahı ve resulünü bul
Yoldaşmı istiyorsun? Hok yolda yürüyenlerden ol
Hazreti İbrahim Oğlunu dostuna feda etti
Sen dostun için ne fedakarlıkta buluna bilirsin.
Bu mubarak günler gibi Siz ve Sevdikleriniz de mubarak olun.
Kurban Bayramı Cümlemize Rahmet, Nimet, Hidayet olsun.
İyi Bayramlar dileğim ile
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|
|
|
24.11.2009 21:43:00
Bu mesajı cevapla.
|
| |
Şeytan boş durmayı sevmez
Selam dostlar: Şeytan boş durmamış,
Sıratı müstakime gidecek yoldaşların yolunu kesecek
yeni yöntemleri bir dostumuza fısıldamış,
o'da balda boncuk bulmuş gibi herkesle paylaşmak istemiş.
Hazreti Kur' an da hiç bir çelişki bulamazsınız,
O Kainatı yaratan rabbin katından dır.
Kainatta da hiçbir çelişki yoktur. Aklı olan kitabında arar mı?
Cenabı Allah'ın ayetlerini okuyanlar hiç düşünerek okumazlar mı?
Rabbimiz Kadını, Rahim sıfatının tecellisi olarak yaradmıştır.
Kadın: şefkat, merhamet eden koruyan gözeten besleyendir.
Uygulamadaki çarpıklık yüzünden rabbin ayetlerinde haksızlık var demek,
İftiranın en çirkinidir.
Cenabı Allah pay taksimi yaparken bir erkeğe, iki kadına eşit pay vermesinin sebebini
idrak etmemek kasıtlı bir iftiradır.
Rabbimiz Cenabı Hak; kadına kendisine ait olan sorumluluktan başka bir sorumluluk yüklememiştir,
Oysaki Rabbimiz Erkeğe, kadını himaye etme sorumluluğu yüklemiştir.
Paylaşımda bir erkek iki kadın varsa bizler üç kişi olduğunu hesaplarız.
Cenabı Hak' kın hesabına göre ortada bir erkek üç kadın vardır yani dört kişi
taksimat buna göre adilane şekilde pay edilir.
Bir paylaşımda bir erkek bir kadın varsa bize göre iki kişi vardır.
Hak paylaşım ikiye bölmek diye düşünürüz, Oysaki: Cenabı Hak’ kın paylaşımında
iki kadın bir erkek vardır, yani üç kişi pay sahibidir.
İki erkek bir kadın varsa bize göre üç kişidirler.
Rabbimizin Hak, Adil olan paylaşımında onlar iki erkek üç kadın yani beş kişidirler.
Bir kız evlat, bir payı kendisine kullanacak, evlenirse erkeğinin himayesinde olduğu için geçimlik derdi olmayacaktır, babasından kalan pay kendisine aittir isterse eşine verir istemezse vermez sorumluluk yoktur.
Oysaki, bir erkek evlendiği zaman babasından kalan payla eşine bakmak zorundadır.
yani paylaşım esnasında bizim düşünmediğimizi Cenabı Hak bizim için düşündürtmüştür.
Diğer bir çelişkiyi de iki kadının şahitliğinde düşünürüz.
Rabbimiz kadınları yarım yaptı iki kadın bir erkek eder deriz.
Burada da rabbimizin Adil' liğine iftira ederiz.
Kadın fiziki zayıf yaradıldığından erkeğin himayesindedir.
Herhangi bir erkeğin baskısı altında, yanlı ifade vermesi olasılığı olduğundandır ki,
ikinci bir kadının desteğine ihtiyaç görülmüştür.
Cenabı Allah sorumlu olarak erkeği yaratmıştır. Genelde hitaplar hep erkeğedir.
Bir kadın bekarken babasına, Evliliğinde de kocasına muti olur sabrederse ezeli bir saltanatı kazanır.
örnek: Firavun ve eşi.
Aksi durumda da Musa (a.s.) , Lut (a.s.) ve eşlerini örnek verebiliriz
Bunlar birer ayet/delildir.
Cenabı Hak, haksızlık etmez,
hakkı hak edene hak ettiği kadar verendir,
Layıkıyla hak etmesekte.
Sevgi ve Saygılar.
|
| |
|
|
|